18 Nisan 2012 Çarşamba

(...)

Bodoslama atladık.Kendiliğinden gelmişti müdahalemiz yoktu hayır demedik.Çekimine çekildik güzel sohbetimizin.Bodoslama atladık yaralarımızı unuttuk bir an için geçmişten gelen.Ama orada işte duruyorlardı.Kapanmamış bir konunun ortasına parantez açtık.virgülle devam edecek bir cümle değildi biliyorduk bizi bekleyen şey kapalı parantezdi..

13 Nisan 2012 Cuma

Kelebek ömrü gibi...

Kelebek ömrü gibi...Baharı bir an gerisi kış.Hani yeşillenirdi umut güneşi doğunca?Olduk mu yine kara bulut...

7 Nisan 2012 Cumartesi

Korkular...

Hayal kurmak her zaman iyi değildir.Yapma.Bazı şeyler yaşandığında gerçeğe dönüştüğünde anlamlıdır.Tam inandığın anda yarı yolda kalabilirsin.Bir kez daha yapma inanmadan önce düşün.Mantığın var senin.Her zaman mantığın önsezilerin oldu hatta.Ve ne yazık ki haklıydılar,her zaman.Korkuyorsun.Çünkü nedenleri açıkça görüyorsun.Kırmızı alarmalar yanıyor.Yapma.Uzak dur.Gerçeğin olma şansı bahşedilirse eğer düşün.Yoksa dön burdan burası senin yolun değil.

27 Mart 2012 Salı

Boşluk doldurmaca..

İnsanlar..Nefes aldığımız her an yeni şeyler yaşarız.Yeni şeyler hissederiz.Her şey süpriz bir o kadar da olağandır aslında.Eskiyle yeni arasında ki geçiş süreçlerimizde çekeriz, tüm bu olağan anormallerin sancılarını...Boşluktur adı.Yönsüz bir gidiş halidir.Bu yüzden her insan bir liman,her yeni düş gerçek düş olarak benimsenir.O boşlukta asılı kalmaktansa korktuğundan tutunur ilk adıma.Geçicidir bu ruh hali.Ayılmak gibi kendine geldikçe insan, o kaosta aldığı kararlardan pişman, yardım için minnet sahibi ve gitmeye hazırdır.Bu yüzden bu minneti haketmiş insanlar için durum tam bir yarabandı görevi görmekten ibaret ve sınırlıdır.Hayal kurmuşlar içinse yara bandı ihtiyacıdır.Boşluk doldurmak giden için umut kalan için sızıdır...

12 Mart 2012 Pazartesi

Gitmek diye bir şey

Gitmek diye bir şey var..Kök salamamışların salamayanların dilindedir.Kalırlarsa seyirci olmaktan korkarlar ,sebebidir bilmedikleri bir hikayeye taşımak umutlarını.Dünyayı görme arzusu başkadır eksiği tamamlamak kendini tamamlamak arzusudur.insanı tutmaz yerinde bağlamaz bir düzene.gitmek yerleşik kronik bir virüstür taşırsın gittiğin her yere.Gidilecek bir yerler hep vardır.Bilmediğin, haritada dahi açıp bakmadığın ama deli  gibi arşınlamak istediğin yoldur.Kaderini seçmek gibi.Sahi ne olsa vazgeazçer insan neye bağlanmak ister?Bazıları bir sevgide bulur evlenir falan bazıları ailesinde işinde bulur bazıları okumakta bulur bazıları kök salar vatanım der gitmez sahi nedir insanı koca dünyadan vazgeçip bir şehir içinde ömrü boyunca tutan.Bunları bulamayanın mı fikridir gitmek yahut fikrinden cayamadığındanmıdır bulamadıkları..Nedir?

2 Mart 2012 Cuma

.....

gece ağır anıların kesiyor bileklerini.sanki yeninden doğman için yapıyor bunu.yüzünü vurduğun dip itiyor yeniden hayata diyor ki canlan koş umuda.....

22 Şubat 2012 Çarşamba

Yarım Kalmış Hikayeler..

Geçenlerde biri paylaşmış ''kim bilir kaç ilişki banane önce o bir şeyler yapsın düşüncesiyle başlamadan bitmiştir.''Öyle doğru ki..Sadece anlama kavuşmuş,açıkça dile getirilmiş duygularda değil birbirini sadece beğenmiş,hoşlanmış insanlar bile pası karşı tarafa bıraktığı için sessizce ayrılığı paylaşmışlardır.Hayatlarının gidişatını kısa ve ya uzun süreli değiştirme şansını böylece es geçmiş belki yollarına geçmişten taşıdıkları anıları ve acılarıyla devam etmişlerdir.Kıramıyoruz bu zinciri bazılarımız hala.Herkes ne der diyerek feda edilmiş,eğer söylersem kaybederim korkusuyla hiç kazanılmamış pek çok insan uğurlarken hayatımızdan hissettiklerine sahip çıkmış insanlara gıpta etmek ne gariptir değil mi?..